Çarşamba, Nisan 15, 2026
Gerçek TanıklarKara BüyüKaranlıktan GelenlerMusallat

Elisa

Elisa’nın Yeni Yetileri

Elisa, bir insan bedenine sahip olduktan sonra bazı yeteneklerinde azalma yaşasa da daha önce sahip olmadığı bazı özellikler kazandı. Örneğin bir mekâna girdiğimizde, o evde daha önce yaşanmış kötü bir olay varsa bunu hemen anlayabiliyor ve fırsat bulduğu ilk anda kulağıma fısıldıyordu.

Eğer ev sahipleri bu durumu bize anlatmamışlarsa, onlara bu bilgiyi aktardığımda genellikle hafif bir mahcubiyet ve şaşkınlıkla bize hayran hayran bakıyor, biraz da korkarak söylediklerimizi ciddiyetle dinlemeye başlıyorlardı.

Yeni Evli Çift: Erdem ve Asu

Bir akşamüstü kapımız çaldığında, karşımızda yeni evli bir çift bulduk. Bu yeni hikâyeye böylece yol almış olduk. Erdem ve Asu, uzun yıllar nişanlı kaldıktan sonra “ev almadan evlenilmez” düşüncesiyle bu süreyi uzatmış, sonunda semtin güzel yerlerinden birinde ev satın alarak evlenmişlerdi.

Evleri bize çok yakın bir yerdeydi. Tavuk, ördek gibi hayvanlar besleyip Asu ev işleriyle uğraşırken, Erdem işe gidip geliyordu. Başlarda her şey normaldi; ancak zamanla tuhaf olaylar baş göstermeye başladı.

Kümeste Başlayan Tuhaflık

Her şey, bir gece kümesteki hayvanların aniden çıldırmasıyla başlamış. Erdem Bey, kümese bir gelincik ya da sansar girdiğini düşünerek koşup baktığında tavukların çığlık çığlığa bağırdığını, sağa sola koştuklarını görmüş ama ortada ne bir vahşi hayvan ne de yabancı bir varlık varmış.

Pek önemsememiş, hayvanları zor da olsa sakinleştirip eve dönmüş. Fakat sonraki günlerde, evde sakarlıklar başlamış. Ne alsalar ellerinden düşüp kırılıyormuş. Zamanla evin içinde gezmek bile ürkütücü bir hal almış.

Evde Bir Şey Vardı…

Her ikisi de evde garip bir varlığın olduğuna inanmış ama bunu birbirlerine itiraf edememişler. Evin önceki sahiplerine, yani Erdem’in amcasına evin geçmişini sormuşlar ama amcası “bu evde kimse ölmedi, kötü bir olay yaşanmadı” demiş.

Bu bilgi bile, evdeki tuhaflıkların gerçekliğine olan inançlarını değiştirmemiş. Aksine, olaylar şiddetlenmiş. Asu’nun yemekleri ocakta bozuluyor, kapılar kendiliğinden kapanıyor, camlar titriyormuş. Psikolojileri bozulmuş, bir geceyi dışarıda geçirmek zorunda kalmışlar.

Elisa’nın Müdahalesi

Sonunda Erdem, işinden izin alarak Asu’yla birlikte bize geldi. Elisa, evin iki farklı cin grubunun kesişim bölgesinde yer aldığını ve bu yüzden bir tarafın sürekli rahatsızlık yaşadığını söyledi. “Çözüm basit,” dedi: Kapının yerini değiştirin.

Erdem ve Asu giderken gülümseyerek Elisa’ya “Sen bu işi iyice öğrendin ha,” diye takıldılar.

Değişim Sonrası Daha Kötü

İki akşam sonra tekrar geldiklerinde yüzleri asıktı. Kapıyı değiştirmişler, hatta salonu odaya, odayı salona çevirmişler. Fakat olaylar daha da şiddetlenmişti. Evde durdukları bazı yerlerde sebebini bilmedikleri yangınlar çıkıyordu.

Erdem, “Sanki biz bir şey yaptıkça daha çok sinirleniyorlar. Taşınsak mı?” diye sordu. Elisa ciddi bir ifadeyle, “Son bir yol kaldı,” dedi. Hızla kitaplarının yanına gidip geri döndü ve sordu:

“Evinizde direkt toprakla temas eden bir tuvalet var mı?”

Erdem, “Evet hocam,” diye yanıtladı. “Evin içinde yeni bir tuvalet var ama bahçede hâlâ kullandığımız eski bir tuvalet de bulunuyor.”

Elisa netti:

O tuvaleti yakın.

Lanetin Sonu

Birkaç gün sonra mahalleden geçerken gözüm Erdem’in evine takıldı. Bahçedeki tuvalet iş makinesiyle yıkılmış, üstüne beton dökülmüştü. Erdem beni görünce seslendi:

“Hocam, biz tuvaleti yıktık ama daha beter bir şey musallat olmasın diye bir okumak falan gerekir mi?”

Elisa gülümseyerek, “Gerekmez. Bu sıkıntılı süreci atlatırsınız inşallah,” dedi.

Gerçekten de birkaç gün sonra, Erdem ve Asu bu sefer teşekkür etmek için evimize geldiler. Artık evlerinde garip bir olay yaşanmadığını, huzurlarının geri döndüğünü söylediler.

Bu olaydan sonra Elisa ve Asu yakın dost oldular.

Reaksiyon Bırak

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir