Çarşamba, Temmuz 29, 2026
Gizemli OlaylarKaranlıktan GelenlerMusallatZiyaretçiler

Bir Askerlik Nöbetinde Hayatımı Değiştiren O Korkunç Olay!

Korkuyu yaşamak ve yaşadıkça öğrenmek… Bu bir başarı değil; bir yaşam biçimi. İnsan doğar, büyür ve sonunda hayatı biter. O arada da bir şeyler olur; tıpkı duyusal bağlar gibi, korku da bir bağdır. İnsan ya korkarak yaşar ya da korkudan zevk alır. Bu biraz senin elinde.

Maksimum 70 senelik bir ömür düşün; içine neler sığar ki? Bir gönül yarası, bir yaşam kaygısı… Geriye fazla bir şey kalmıyor, değil mi?

Peki, hep korkuyla mı yaşamak istiyorsun?
Kendine bir iyilik yap: Bu kısa ömrünü tadında yaşamak için çaba göster.
İşte o zaman, bir şeyleri doğru yaptığını anlarsın.


2009 – Askerliğin Son Nöbetleri

Sene 2009, askerliğimin son ayları… Bir nöbet günü, gece 01:00-05:00 arası (bir beş nöbeti). Son bir hafta kalmıştı, yani tam 11 nöbet daha.

Hayatta insanlar farkında olmadan hatalar yapar; ben de öyle yaptım. Fark etmeden, sıcak su matarasındaki suyu bardağa doldurdum. Sallama çayımı içine attım. O an o çayın vereceği mutluluğu bilemezsiniz.

Ama tuhaf bir hata yaptım. Şeker tozu yerine tuz atmışım.

Çaydan bir yudum aldım, ağzımdaki o tat… Küfürle birleşince daha da acı hâle geldi. Bardağı fırlattım. Ve işte o anda duyduğum çocuk çığlığı, saatlerce kulaklarımda yankılandı.


Çığlık, Gölge ve O Yüz

Karakola gittim. Üzerimi değiştirdim. Yatmaya çalıştım ama yatak bu kez beton gibiydi. Üzerimde baskı vardı. Kulağımda o tiz çığlık… Günlerce kulağımı esir aldı. Kimseye anlatamıyordum ama artık yalnız olmadığımı hissediyordum.

Gece nöbetlerinden keyif almak bir yana, korkuya kapılmaya başlamıştım.

Bir akşam nöbetinden önce banyoya girdim. İçeride yalnızdım, ama birileri dolaşıyormuş gibi hissediyordum. Ne var ki göremiyordum. Banyodan çıktım, merdivenleri ikişer dörder çıkarken bir an aşağı baktım

Ve hayatımın en korkunç yüzüyle karşılaştım.

Uzun saçlı, korkunç yüzlü bir çocuk.
Bana bakıyordu.
Acılar içinde bağırıyordu.

Hata mı yaptığımı o an anladım.


Nöbet ve İçsel Dönüşüm

Akşam nöbeti geldi. Yanımda iki kişi daha vardı ama ortamda sanki üç değil beş kişi gibiydik. Etrafımda başka varlıklar varmış gibi hissediyordum.

İşte o gece…
Hayatımın dönüm noktasıydı.

Korkuyu iliklerime kadar hissettiğim andı.
Kendimle ilgili karar vermem gerektiğini o an anladım.

“Bu hep böyle gidemez… ve gitmeyecek,” dedim kendi kendime.

Peki, nasıl kurtulacaktım?


“Kana Kan” Ritüeli

Kışlaya, çayı döktüğüm yere geri gittim.
Elimin içinden küçük bir yer kestim.
Kanımı toprağa akıttım.
İçimden “kana kan” diye geçirdim.

Neden işe yarayacağını düşündüm, bilmiyorum.
Ama bu o an beni saran ve hayatımı sonsuza dek değiştiren bir şeydi.


Korkudan Zevk Almaya Geçiş

O günden sonra korku beni korkutmak yerine bana zevk vermeye başladı.

Hayatım değişti.

Ömrümün geri kalanını korkarak değil, korkudan tat alarak geçirdim.

Reaksiyon Bırak

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir